Hafta sonu sabahları genellikle kahvemi alıp Mall of İstanbul’un cam kenarındaki koltuğa oturuyorum; ders notları bir tarafta, telefon sessizde, içimde küçük bir kıpırtı. Kitap sayfalarını çevirirken aklımda zaten kaçamak bir plan var: Şehir Hastanesi’nin yanındaki yolda kaybolup Başakşehir’in sessiz otellerinden birine çekilmek, orada her şeyin kontrolünü bırakmak.
Üniversiteli olduğum için akademik takvimimi sıkı tutuyorum ama o sınırlı saatlerde dokunuşlarıma izin verdiğimde başka bir ritim devreye giriyor. Tenim henüz sabah duşunun sıcaklığını taşırken, parmak uçlarım omuzlarımdan belime doğru yavaşça ilerliyor; hızımı karşındakinin nefesine göre ayarlıyorum, bazen ağır, bazen ısrarcı. Dokunuşlarım davetkâr ve ısrarcı, o yüzden kısa süreli buluşmalarda bile derin bir rahatlama bırakıyorum.
Akşam saatlerinde Bahçeşehir sınırına yakın noktalara kolayca inebiliyorum; Mall of İstanbul veya Şamlar yönünden hızlıca çıkmak için taksi veya metro yeterli. Rezidans veya otel odalarında görüşüyorum, hafta sonu kaçamağını planlayanlar için en uygun saatler akşamüstü ve gece geç saatler.
- Yaş: 22
- Semt: Başakşehir
- Boy: 170
- Kilo: 54
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans
