Sabahları Şehir Hastanesi’ne uğradıktan sonra Mall of İstanbul’un o kalabalık otoparkında kendimi bırakırım. Asansörün kapısı kapandığında her şey yavaşlar; sadece metal duvarların uğultusu ve dışarıdan gelen adım sesleri kalır. Ben yabancı bir sesle, kulağına eğilip bir kuralımı fısıldarım: dışarıda her şey serbest ama burada sadece kulağa dokunan bir ritim, nefes alışverişi ve hiç dokunmadan geçen birkaç saniye yaşanır. Başakşehir’in bu hızlı temposunda bile o anı kendi hızıma uydururum.
Ardından asansör durduğunda kapı açılır, ben de o sıcak havayı içeri çekip gülümserim. Güvercintepe’ye doğru giderken aklımda kalan tek şey, o fısıltının ne kadar az kelimeyle çok şey anlatabildiği. Başakşehir’in gece ışıkları altında aynı asansörde buluşmayı hayal et; ben yine aynı kuralımı yineleyeyim.
- Yaş: 24
- Semt: Başakşehir
- Boy: 170
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans